Biraz sonra zaman duracak sanıyorum. İki kelime arasında bir saniyede duraklayacağım. Zamanın dışında kalacağım. Belki de ihtiyar beni kapı dışarı edecek.
Paltoma daha da sıkı sarılıp yürümeye devam ediyorum. Korktuğum gibi bir şey olmadı. Hiç değilse şimdilik olmadı.
Dikkatle kaldırıma bakıyorum. Sanki her bir karesini görmek bana bir şey kazandıracak. Sadece boş boş bakıyorum. Anlık bir esintiyle titredim. Gözlerimi göğün dingin maviliğine çevirince merak ettim; ne zaman kar yağacaktı?
Burnumu çekmeye de başlamıştım. Hasta hasta geçecek bir kar tatili hiç fena olmazdı aslında. Uzanmaya, sadece boş boş uzanmaya, göz kapaklarım ağırlaşınca kendimi uykunun şefkatli kollarına bırakmaya ihtiyacım vardı.
Bir metre kadar önümde, kaldırım taşlarının arasında onu gördüm. Eğildim. Özenle onu yerden aldım. Biraz çamura bulanmıştı. Elimle temizledim. Cüzdanıma koydum.
Uzun zamandır aradığım bir şeyi bulduğumu hissediyordum. Sanki kaldırımda beni beklemişti oraya düştüğünden beri. Ve belki de isteyerek benim yolumun üzerine düşmüş, meraklı gözlerden de saklanmıştı.
Kendimi her zamankinden daha şanslı hissediyordum. Özgüvenim tamdı. Kendime fazlasıylagüveniyordum. Sanki bu şekilde hissetmek için hep onu beklemiştim. Tamamlanmıştım sonunda.
Bir kar tanesi gözlüğümün arkasından sol gözüme sokuldu. Onda gözyaşımın ıslaklığını hissettim. Bu sahte gözyaşının parıltısında bir şeyler saklıydı. Söylemediğim bir şey vardı; söyleyemediğim. Uzaklardan bir ses geldi.
On dakika geçmişti ki zamansız açmış bir çiçek kar tuttu. Rüzgar şiddetlendi. Onun sesini duyuyordum. Bundan emindim. Sonra içimi ısıtan bir duygu fırtınasına tutuldum. Cebimden gelen bir sıcaklıktı bu.
Cüzdanı dikkatle açtım. Zara dokunamadım. Parlıyordu. Bütün noktaları kırmızı deliklere dönüşmüştü. Her birinden alevler yükseliyordu.
Neden sonra ses daha anlaşılır ve daha onun oldu. Ses, zardan geliyordu. Yılların arkasından bana sesleniyordu. Üç yıl önce dolmuş kum saatinde taneler bir kez daha hayat buluyordu.
“Buradayım. Seni ne kadar özledim bilemezsin. Gelişim çok zor oldu ama önemli değil. Artık buradayım, seninle bir ömür boyu; bitmezcesine…”
Zardan saçılan ışıklar büyüdü ve beni sardı.
Ne istediğimi biliyordum ama ona birden ulaşmak beni korkutmuştu. (III. 236)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Dünde Bıraktıklarım
-
►
2007
(28)
- ► Nisan 2007 (19)
- ► Temmuz 2007 (1)
-
►
2008
(115)
- ► Şubat 2008 (1)
- ► Mayıs 2008 (80)
-
▼
2009
(33)
-
▼
Haziran 2009
(23)
-
▼
19 Haz
(22)
- Anahtar
- Geri Dönen Zaman
- Beyaz Sessizlik
- Görülünce Biter Hikaye
- Beyaz Bir Gece
- Sözlerini Unuttuğum Bir Şir
- Ertelenmiş Bir Bahar Sabahı
- Gelinciğe Hasret
- İhtiyar
- Masmavi Bir Kelime
- Gökyüzü Ağlıyordu
- Medcezirin Ayak Sesleri
- O Uyanışla
- Sessiz Felaket
- Bir Teselli Yok Artık
- Unuttukça Uyanıyordu
- Sararmış bir anın Uykusuz safağısın Söylenmemiş bi...
- Minareler görüyorum Bembeyaz minareler Bir çölün o...
- Üzülme
- Gül Dalından Güzelsin
- Eskisi Gibi
- Bu Gece
-
▼
19 Haz
(22)
- ► Eylül 2009 (1)
-
▼
Haziran 2009
(23)
Nexus
- Eren
- İstanbul, Türkiye
- Söyleceklerim olmaya devam ettikçe burada olacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder